MAKALELER >
ADAY OLAYIM DA NEREDEN OLURSA OLSUN
BANA DA SEÇİLEBİLECEĞİM BİR PARTİ BULUN, NASIL OLURSA OLSUN
Bana bir parti bulun, aday olmak istiyorum. Mümkünse iktidar partisi olsun, olmazsa başkanlığı kazanabileceğim başka bir parti olsun. Oda olmazsa bari Genç bir parti olsun önemli değil.
Partiler de, adaylarda ilkelerini ve fikirlerini bir kenara itmiş profesyonelleşmiş kurumsal olarak çalışıyorlar. Seçimi kazanmak için her yol ve her parti mubah. Dikkat ederseniz partiler medyatik adayların peşinde, adayın liyakatli ve ehil olmasının önemi yok. Zaten adaylar da kazanabilecekleri partilere kapak atma peşinde, partinin kendi hayat tarzı, fikirleri, ilkeleri ( eğer varsa ) ile örtüşüp örtüşmemesinin bir anlamı yok. Medya da sağ olsun aynı akıntıya kaptırmış düşünmeden gidiyor peşlerinden. Doğru dürüst bir yorum yok. Olur ya eğer seçilirlerse iyi geçinelim diye herhalde.
Geçen gün, Bursa’yı ziyaret eden Mehmet Ağarın yanında; Yaşar Okuyanı gördüm, DYP nin Yalova adayı imiş. Kendisini öğrencilik yıllarından beri tanırım. Şimdi gelin durumu hakkında sosyolojik ve psikolojik bir analiz yapın yapabilirseniz. Sayın Yaşar Okuyan; 12 Eylülden önce MHP de politika yapmış ve partinin üst kademelerine kadar yükselmiş, fakat ihtilalde partisi kapatılınca hemen ANAP’a katılmış bakanlık sevilerine kadar yükselmiş, Son genel seçimde partisinin yüzde birlere düştüğünü görünce, ülke barajını aşabileceğini zannettiği ilk aşkı olan MHP’ne girerek oradan milletvekili adayı olmuş, Seçimlerde, gerçek ülkücüleri dışlayarak Okuyan gibilerle seçime giren MHP barajı aşamayınca o da seçilememiş, şimdi 28 Mart yerel seçimlerinde de DYP’sine geçerek Yalova’dan belediye başkan adayı olmuşlar. Yaşarın büyük turunu kısaca yazarken bile başım döndü.
Benzeri sıçramalar DYP İstanbul adayı Ahmet Vefik Alp tarafından da yapıldığını medya aracılığı ile öğreniyoruz. Bunlar gibi baş döndüren birçok kişiler sayabiliriz. Ayrıca, bu kişilerin iç dünyasını, aile hayatını da merak etmekteyim. Bir de bu tip adamların çoğu MHP saflarında politika yapanlardan olması da doğrusu dikkatimi çekmektedir. Demek ki MHP ülkücülerle değil, ülkücü geçinenlerle politika yapmıştır. Zaten böyle olduğu için aldığı sonuçlar da iç açıcı değildir.
Yalnız halk arasında; eskilerin deyimiyle bir darbı mesel vardır. Derler ki; ilk eşini aldatan kişi, ikinci eşini de gözünün önünde aldatır. Herhalde üçüncü eşini de medyanın gözünün önünde poz vererek aldatır olsa gerek.
Peki bu tip her partiden insanları ne yapmamız gerekir. Bu kişiler partileri de kendilerine benzettikleri için; partiler de aldatılacağını bile bile bu politika güzellerini aday olarak göstermektedirler. Dolayısı ile partilerden doğru ve basiretli bir davranış bekleyemiyoruz. O halde çözüm yine milletin kendisindedir.
Hangi partiden olursa olsun; bu tip adaylara oy vermeyerek, makyajla güzelleştirilen bu tip adayları cezalandırmanız gerekir. Onlara oy verenler bilsinler ki en büyük sorumlu kendileridir. Ehil insanları işbaşına getirmeyen topluluklar, rezillik içinde yaşayacaklardır. Onlar hiçbir zaman huzur ve mutluluk yüzü göremeyeceklerdir. Zaten tarih de bunun örnekleri ile doludur.
Haksızlığın, kötülüğün, riyakarlığın karşısında olmamak, ona ortak olmaktır.
20 Şubat 2004

