MAKALELER >
ETRAFIMIZDAKİ ÇUKUR İNSANLAR
Bu sıfatı, rahmetli üstat Necip Fazıl; bazı alçaktan da alçak mide bulandırıcı insanlar için söylerdi. Onlara “ - Size alçak diyemem çünkü alçaklık bir seviye göstergesidir. Siz o da olamazsınız, olsa olsa ancak çukur olabilirsiniz, siz çukur adamsınız. “ derdi.
İşte benimde midemi bulandıran tiplerden biri de; konuşursam, bildiklerimi anlatırsam yer yerinden oynar diyen alçaklardır. Geçenlerde gazetelerin birinde; eski patronuna kazık atan birinin silahla yaralanması üzerine; yaralının gazeteciye söylediği sözler midemi bulandırdı. Sizde de aynı duyguları uyandırmıyor mu.
Adam diyor ki; “ - Kemal ağabey ile yaşadıklarımız var, anlatırsam yer yerinden oynar, deprem olur. “ diyor. Ama hemen arkasından da korkudan ne olur ne olmaz diye; “ - Ama bunlar benimle mezara kadar gider. “ diyor.
Henüz yakalanamayan meçhul birileri bu zatı silahla yaralıyor. Ama bu zat, içindeki korkunun tesiri ile bildiklerim benimle mezara gidecek diyor. Yoksa asil olduğundan değil. Yoksa normal zamanlarda; bir dostunun sırrını kendisi ile birlikte mezara götürmeyi asil davranış olarak düşünebilirsiniz.
Bakın çukur adamın asilliğine, gözlerimizi yaşartıyor bu artist bozuntusu, sırrını da mezara kadar götürüyor. Bankasını ve şirketlerini hortumlayan insanın yanında uşaklık yapan bu adam. Patronları zora düşünce; onlardan hortumladığının üzerine yatıyor. Ne olacak malum “ Hacı hacıyı Mekke de, Hoca hocayı tekkede … bulur “ misali bunlarda aynı karakterli kişiler birbirini buluyorlar.
Yıllarca yalakalık yaptıkları, bir kısım suçlarına bekçilik, beklide ortaklık yaptıkları, efendileri işledikleri suçlar nedeniyle aranmaya başlayınca kendileri de bu fırsatı değerlendirmişler. Kendisine emanet edilen neler varsa zimmetine geçirmişler. Eğer eski patronu zor durumda kalmazsa yine yanlarında uşaklık yapmaya devam edecek, bu kişiler bırakın böyle bir şeyi yapmayı, düşündüğü zaman bile vücudundan dışarı bir şeyler salgılayacaktı eminim. Siz böyle adamlara hangi sıfatı takarsınız bilemem ama, ben böyle adamlara çukur adam sıfatını bile çok görüyorum, iğrenç yapılarına bir sıfat bulamıyorum.
Bütün bu olanların yanın da birde madalyonun öteki yüzü var. Peki gelelim madalyonun öteki yüzüne; Ülkemiz de şimdi başbakan olan bir siyasetçi, bir toplantıda okuduğu ( bence güzel bir şiir) şiir sebebi ile hakkında TCK’nun 313. maddesinin ihlali düşüncesi dava açan Cumhuriyet Savcılarımız bu adam için ne yapıyorlar. Görünen o ki; onlar da benim gibi sadece gazetedeki haberi okuyorlar. Soruşturma açıldığına dair bir haber henüz duymadım.
Bu çukur adam, bu söyledikleri ile suçunu da ortaya koymuyor mu. Aranan suçlular hakkında ki bu konuştukları; suç kanıtlarını gizlemek, suçlulara yardım ve yataklık etmek, beklide suça iştirak değil midir. Bu kişi çağrılarak ifadesi alındığında; alçak ve korkak karakterli oldukları için gazeteciye bunları ben söylemedim diyebilir. O zaman da gazete yetkilileri hakkında; toplumda infial uyandıran, Devletin itibarını zedeleyen yalan yayın yapmaktan dava açılması gerekmez mi.
Ya toplum vicdanımız, bu kişilere karşı duyarlımı. Yıllardır bu fakir Milletin paralarını çalan, bu hortumcuların kanunsuz işlerine ortak olan bu kişilere, halen saygın bir iş adamı, saygın bir vatandaş muamelesi yapan insanlarında bu tiplere alçak muamelesi yapmaları gerekir. Hortumcuların davetlerinde boy gösteren insanlara ne demeli.
Toplumun bu refleksi yok olmuşsa, bu tip insanlara karşı yapılabilecek hiçbir şey kalmaz. En büyük sorumluluk bu tip alçakların toplumdan dışlanmasıdır. Onu dışlamayan, diğer insanlara davrandığı gibi davranan insanlar en büyük suçlulardır. Namuslu ve kaliteli bir toplumda yaşamanın ön şartı budur, toplumsal duyarlılıktır. Bu tip alçakların hak ettiği davranışı onlara göstermektir. Herkesten önce bu kişileri, toplum vicdanında mahkum etmelidir.
02 Ocak 2004

