MAKALELER >
FUTBOL KLÜBÜ BAŞKANI,PARTİ GENEL BAŞKANI
Beşiktaş Spor Kulübü başkanı Serdar Bilgili, önceki hafta maç sırasında sarf edilen hakaret ve sözlerden rahatsız olduğu için başkanlıktan istifa ettiğini açıkladı. Gazete haberlerinden öğrendiğimize göre; Yönetim Kurulundaki arkadaşları, kendisini kararından caydırmasınlar diye de; bu kararı onlarla konuşmadan tek başına vermiş. Onurlu bir davranış sergilemiş, klüp başkanımız.
Yine; gazete haberlerinden öğrendiğimize göre; bazı siyasetçiler kendisini arayarak bu kararından vazgeçmesini istemişler. Arayanlar arasında; MHP Genel Başkanı, Devlet Bahçeli, Yurt Partisi Genel Başkanı, Sadettin Tantan, İçişleri Bakanı, Abdulkadir Aksu gibi isimler var. Ancak KKTC Cumhurbaşkanı, Sayın Rauf Denktaş’ın arayıp arayamadığını haberde göremedim. Türk siyasetçilerinin, sosyal ve kültürel yapısına baktığımızda, onunda arayarak başkanlıktan istifa etmemesini istemesi gerekir diye düşünüyoruz. Çünkü veriler bunu gösteriyor.
Demokrasinin yönetim şekli olarak benimsendiği, hukukun üstünlüğüne inanan, Batı Ülkelerindeki; siyasi parti liderlerine, Devlet Başkanlarına bakın, son otuz yılda kaç kere değişmiş, hangi koşullarda değişmiş. Birde bizimkilere bakın. Kendinizi Avrupa Birliği üyesi ülkelerden birinin lideri yerine koyarak bakın. Kendimiz hakkında neler düşüneceksiniz.
Sanki başkanlığa ölene kadar postu serenler, sadece parti başkanlarımı. Dernek başkanlarımız, vakıf başkanlarımız, oda başkanlarımız farklımı sanki. Ağalık kültürümüze girmiş bir kere. Ancak ölüm kurtarıyor bizi, bu ağalardan.
Türkiye’de hiçbir zaman benimsemediğim, popüler kültür ürünlerinden biri olan futbol ve onun yarattığı klüp başkanın doğru ve ilkeli davranışı, bir de demokrasilerin vazgeçilmez unsuru olan siyasi parti başkanlarının davranışı, ne yaman çelişki değil mi.
Bundan başka; demokrasilerin kalesi sayılan siyasi partilerimizin genel başkanları, Sayın Bilgili’yi arayarak; adeta, kötü örnek oluyorsun! istifa etmekten vazgeç diyorlar. Nasıl geriye dönüş yapabileceği, istifa kararından nasıl vazgeçebileceği konusunda gereken taktikleri de kendisine vermişlerdir herhalde. Serdar Bilgili, futbol taktikleri bilir, siyasi taktikleri bilmez diye yardımcı olmuşlardır. Örneğin; üyelerden bazıları, kapısının önünde gruplar halinde ve kameraların önünde “ Bizi bırakma başkanım diye ağlayabilir. “ , yeter sayıda Genel Kurul delegeleri, kendisi istemediği halde, kendiliğinden onu yeniden Genel Başkanlığa önerebilir v. b. gibi.
Demokrasi kültürü olmayan bu davranışlar, Türk milletine bir hakarettir. Bu millet onlara mahkum mudur. Onlardan başka o işi yapabilecek kimse yetişmemiş midir. Yarın kendileri, ilahi bir takdirle hakkın rahmetine kavuşurlarsa, kendileri ile birlikte her şey son mu bulacaktır. Hiçbir zaman böyle olmamıştır, olmayacaktır.
Dünyanın diğer tarafından baktığınızda; Sayın Denktaş, KKTC’nin başında kalması kendi halkına zarar vermektedir. Büyük çoğunlukla evet diyen Türk tarafı için, bir kısım iyileştirmeler yapmaya çalışan AB, ABD ve Türkiye, bunları hayır diyen Denktaş ile mi yapacaktır. Hem de Türk hükümeti ile hiç de hoş olmayan diyaloglara giren Denktaş ile mi. Denktaş derhal istifa ederek görevi daha ehil birine bırakmalıdır. Çünkü biz Türkler, bu saatten sonra Denktaş’ın, Kıbrıslı Türklerin ve Türkiye’nin menfaatlerini değil, yandaşlarının menfaatlerini koruduğuna inanacağız.
Dünyaya açılmayı hedefleyen KKTC, zaten bunu Denktaş ile başaramaz. Dünya da, Birleşmiş milletler Genel sekreterinin planına hayır diyen ve azınlıkta kalan bir lideri fazla ciddiye almayacaktır.
Güçlü, adil, demokratik devlet, zengin millet olabilmek umudu ile; mutlu sağlıklı bir hafta dilerim.
30 Nisan 2004

