MAKALELER >
MAL BEYANI MI, SEÇİM HARCAMALARI MI
Seçimler yaklaşırken; bazı medyanın da çağrısı ile, adaylardan bir kısmı mal beyanında bulundular. Bunlar gazetelerde yer aldı biz de öğrenmiş olduk. Ama ne faydası oldu anlamış değilim. Zaten seçimlerin sonunda, adaylardan seçilenler yasal zorunluluk gereği mal beyanında bulunacaklardır.
Hiçbir zaman seçilme şansı olmayan adaylar, kendilerine dürüst bir hava vererek etik bir davranış sergiliyormuş gibi gazete sayfalarında mal beyanında bulundular. Sanki bulunmayanlar öyle değilmiş gibi.
Asıl ve en önemli olan adayların, mal beyanı değil seçim harcamalarını açıklamalarıdır. Tabi bu seçim harcamalarının kaynaklarını da. Hatta seçim kanunlarında değişiklik yapılarak bu yasal zorunluluk haline getirilmelidir. Kimlerin kimlerden maddi destek alarak seçimlere hazırlandığını kamuoyunun bilmesi çok önemlidir.
Hangi adayın dürüst ve haysiyetli olup olmadığı, kimlerin adayı olup olmadığı, seçildikten sonra halkına mı yoksa başkasına mı hizmet edeceği daha kolay anlaşılacaktır. Seçmende bunları görerek oyunu kullanacaktır.
Bursa’da ki yıllardır çarpık ve ranta dayalı imar planlarının gerisinde bunlar yatmaktadır. Desteğini halktan değil, zengin rantiyecilerden alanlar hep patronlarına çalışmışlardır. İmar uygulamalarında, şehir planlamasında doğru, akılcı ve bilimsel olan yerine efendilerinin çıkarlarına uygun çizgiler öncelikleri olmuştur.
Gözleri para ve güçten başka bir şey görmeyen bu rantiyeci para baronlarının da; Bursa hiçbir zaman umurlarında olmamıştır. Örneğin onlar için yol olup olmaması önem arz etmemiştir, gerekirse helikopter ile seyahat ederler, onlar kimsenin ayağına gitmezler herkes onlara geldiği için trafiğin tıkanmasını bilmezler bile. Her alandaki hayatları böyledir. Hatta kendilerince bu sefil! halkın için de yaşamak onlara alerji yaptığı için, çarpık yapılardan uzak, her türlü konforu ve imkanları haiz konutlarında yaşarlar. Köy görünümlü şehirler bu yüzden onları rahatsız etmez. Gelirlerini ve işlerini buralardan elde ederler ama uzakta olurlar. Halktan bu uzaklık hem maddi hem de manevi dir.
Bunlarla ilgili halk arasıdaki söylentilerin bir çoğu doğrudur. Güçlülerden çekinen, bu yolsuzluklara şahit olan namuslu insanlar, onlarla başka türlü mücadele edemedikleri için bildiklerini etrafına anlatmaktadırlar. Rüşvetin ve yolsuzluğun belgesini bulamayan savcılar veya yöneticilerin de eli kolu bağlıdır.
Ancak şu bilinmelidir ki kamu vicdanı bunları mahkum etmiştir, ancak cezalarının infazını Allah’a bırakmıştır. Şerefli ve dürüst insanların beklentisi; halka hizmetin dışında başka odaklara veya kendi menfaatine hizmeti amaçlayanların cezasını sandıkta vererek; onların siyasetin dışına atılmalarıdır.
Yukarıdaki anlattıklarımın sebeplerini saymaya kalksam gazetenin tamamı yetmez. Bir kaçımı sizinle kısa da olsa paylaşmak istiyorum. Bursalılarla birlikte bende merak ediyorum. Nilüfer ilçesindeki Özel Çakır ilkokulunun yanı başına benzinlik ruhsatı nasıl verilir. Binlerce çocuğun okuduğu bu okulun yanına yakıt tanklarının gömülmesine kim izin verebilir. Veliler isyan halinde ama dinleyen kim. Nilüfer Belediye başkanı Sayın Bozbey, katıldığı televizyon programında; bu konuda soru soran bir annenin feryadına; “ Benim de kızım orada okuyor. “ diyerek geçiştiremez. Bunun inandırıcı açıklamalarını kamuoyuna yapmalıdır.
Nilüfer belediyesi vakfı olan Nilvak’ın kaynaklarının seçim çalışmalarında kullanıldığı söylenmektedir. Ama dinleyen kim.
F. S. Mehmet Bulvarını bir ucunda ki bazı kişilere ait değersiz arsalar şuyulandırma ile harmanlanarak İzmir yolu üzeri ticaret merkezine adeta paraşütle indirildiği, değerlerinin bine katlandığı söylenmektedir. Böyle arsalar var mıdır, varsa kimlerindir. Kamuoyu bunları bilmek istiyor.
Bu sorulara sadece yalanlama ile cevap verilerek geçiştirilebilir mi.
Bütün adayların mal beyanın da bulunmaları yetmez. Seçim harcamalarını ve gelirlerinin kaynağını da halka açıklamalıdırlar.
Yüzünüzün sürekli güldüğü bir hafta dileklerimle.
05 Mart 2004

