MAKALELER >
SİYASET ESNAFI VE SİYASET KAHRAMANLARI
Ülkemizde siyaseti meslek edinenler, son günlerde seçimler yaklaşırken tekrar meydanlarda boy göstermeye başladılar. Bilindiği gibi Türkiye’de geçimini politikadan sağlayanlar vardır. Bunlar sadece kendi geçimlerini değil etrafının geçimini de buralardan sağlarlar. Ancak bunlar herhangi bir meslek örgütüne üye değildirler. Vergi dairelerinde kayıtları da yoktur, bu faaliyetleri ticari iş sayılmadığı için elde ettikleri gelirleri vergiye tabi değildir. Zaten onlar, genellikle gelirlerini; ya Kaynanasının, yada karısının v. b. gibi altın ve arazilerinden elde ettiğini söylerler. Politikadan elde ettiğini söylerlerse herkes politikaya atılır, rekabet artar, şartlar zorlaşır. Hatta önceki dönemlerden bir Belediye Meclis Üyesinin seçildikten sonra; verdiği mal beyanında gerçekte üzerine kayıtlı bulunmayan birçok araziyi mal beyanı olarak bildirmişti. İleride nasıl olsa kazanacağım diye düşünerek.
Şimdi bu takımdan olanları etrafta boy göstermeye başladılar bile. En iyi onlar milletvekili olur, hangi partiden olursa olsun. En iyi onlar belediye başkanı olur, hangi partiden olursa olsun fark etmez. Olmadı bari zavallıları meclis üyesi yapın, yoksa çoluk çocuk aç kalacak.
Vatandaş da alıştı bunlara. Bu tip insanlara, karşılaştıklarında bazen soruyor zaten; bu seçimlerde hangi partidesin, nerede adaysın diye. Alıştık onların politik hayatımızda bulunmalarına, seçim zamanı batan sandaldan diğer sandala ceylan gibi sekerek atlamalarına. Etrafınıza bir bakın, bir çırpıda sizlerinde aklına gelen birçok isim olduğuna eminim.
Şimdi bu politika cambazların arasında, gerçekten namuslu, bilgili, hizmet amacında olan politikacılar yok mu. Elbetteki var. Politikayla yakından ilgilenen biri olarak bunu biliyorum. Böyle kişilerin bir çoğunu da tanıyorum. Ben bunlara kahramanlar diyorum. Çünkü gerçekten kahramanlar.
Bunların kendine ait işi gücü vardır. Ne iş yaptıklarını herkes bilir. Kazançlarını bu işlerinden elde ederler. Politikaya atılınca işleri aksar, gelirleri azalır, birçoğu da zor duruma düşmüştür. Aile düzenleri bozulur, eş ve çocuklarının yüzünü göremezler bir çoğunun mutluluğu ellerinden gider. Haklının yanında, zalimin karşısında olurlar, düşmanları çoğalır. Vatandaş kendilerine aptal gözü ile bakar. Ama onlar Allah rızası için halka hizmet etmeyi ibadet sayarlar.
Bunlar sizce de politik hayatın kahramanları değimlidir. İnsanlarımızın büyük kısmı bu sıkıntılardan çekindiği için politika yapmaktan uzak durmaz mı.
Bu anlayıştaki politikacılarımızı en çok yaralayan şey nedir bilir misiniz. Halkın popülist yaklaşımıdır. Toplumda politika esnaflarının, şovmenlerinin itibar görüp, kendilerinin görmemeleridir.
Toplumun ahlak ve kültür yapısı nasılsa; elbetteki kendi yapısına uygun politikacıları seçecektir. Namuslu, çalışkan, bilgi ve ufuk sahibi politikacıları seçmek, onlara güç vermek; namusuz, popülist politika esnaflarının karşısında olmak bir ibadettir.
Dini ibadetlerinizi yapıp yapmadığınız beni de ve kimseyi de ilgilendirmez. Ancak bu sosyal ve toplumsal ibadetinizi yapıp yapmadığınız beni ve herkesi de ilgilendirir. Sizlerin tercihleri sonunda bu politikacılar ülkeyi yönetiyorsa ve bizde bu ülkede yaşıyorsak ilgilendirir.
Haksızlığa, yolsuzluğa, rüşvete direnmeyen onlara karşı çıkmayanlar, seçimlerde oylarını bunlardan yana kullananlar sonuçlarına da katlanırlar. Peki bu hortumculara, rüşvetçilere, zalimlere, politikadan geçinenlere itibar etmeyenlerin günahı nedir.
09 Ocak 2004

