MAKALELER > 

ZENGİNLERE İFTAR DAVETİ

Her yıl Ramazan ayı geldiğinde; bir kısım varlıklı kişilerin verdikleri iftar davetleri hep aklımı kurcalamıştır. Hep yanlış gelmiştir, ama bana yanlış gelen onlara gelmemektedir.

Günümüzde Müslümanlar, maalesef İslam’ın ruhunu anlamamış, şekillerin peşinden koşan bir topluluk olduklarından; yüzyıllardır İslam coğrafyası görüldüğü ve bildiğiniz gibidir.

Bugün yeniden bin aydan daha hayırlı olan bir Ramazan ayını yaşamaktayız. Bu sene de zengin Müslümanlar; zengin Müslümanlara iftar davetleri vermeye başlayacaklardır. Bu davetleri, zihnimi bütün zorlamalarıma karşın hala anlayabilmiş değilim. Hali vakti yerinde olan Müslümanlar neden bu ayda hali vakti yerinde olan kişilere ve şehrin üst düzeydeki bürokratlarına ( alt düzeydeki memurlara değil ) iftar davetleri verirler. Bu davranışları doğru ve İslam’a uygun mudur.  Kendileri samimi olarak bu davranışları için ne hissederler doğrusu merak etmekteyim.

Neden ihtiyaç sahiplerine iftar daveti vermez ve onlara yardım etmezler. Allah onlara gerçekten iyilik yapmak fırsatı verdiği halde; neden bu fırsatı kaçırırlar. Yoksa Allah onlara böyle iyilik yapmayı nasip etmemekte mi dir. Mutlaka her şeyi bilen ve gören Rab’imin bir bildiği vardır. Hikmetinden sual olunmaz.

İslam’ın mümtaz peygamberi Haz. Muhammed; “ Komşusu açken tok yatan bizden değildir. “ demektedir. Bu söz büyük bir insanlık dersidir. Müslümanlar bu sözün sorumluluğunu anlamak zorundadırlar. Çünkü Müslüman olmanın en önemli şartlarından birisidir. Hazreti Peygamber, Namaz kılmayan bizden değildir, Hacca gitmeyen bizden değildir, Zekat vermeyen bizden değildir. Başını örtmeyen bizden değildir gibi herhangi bir sözü yoktur. Peygamber bu sözü ile, bu davranışları sergileyenlerle arasına bir set çekmiştir. Allah bizleri bu setin arkasında kalanlardan etmesin.

Bunlar komşu kelimesini de bitişik dairede oturan komşuları zannetmesinler. Komşuları, yaşadıkları kentte ulaştıkları görüşebildikleri herkestir. Kapı komşum aç değil o halde ben kurtuldum zannetmesinler.

Şehrimizde binlerce yoksul ve muhtaç kimseler varken; vay bu şekilde iftar davetleri verenlere. Onlar hep birlikte zengin mönülerle iftar ederken; diğer yanda karnını doyuramayan insanlar, onlarla Hazreti Peygamber arasında bir settirler. Haberleri olsun.

Bir kısım entel ve seçkinciler, beş yıldızlı otellerde yer içer viskilerini yudumlarken fakirlik edebiyatı yaparlar. Bunlarda onlara özenme olsa gerek. Bunlarda İslamcı enteller benzeri edebiyatı kendi cephelerinde yapmakta ve yaşamaktalar.

Riyakarlık öyle bir hastalıktır ki tedavisi yoktur. Bunlar bilsinler ki; ölümden sonra hesap günü olduğuna samimi olarak inanıyor iseler, bunun hesabını veremezler.

Bütün inananlara ve insanlığa bu Ramazanın da barış ve hayır getirmesini diliyorum.