MAKALELER > 

BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ VE ABD İMPARATORLUĞU SONUNUN BAŞLANGICI...

Filistin’deki son olaylar ve hemen öncesi Suriye’deki olaylar; bölgede bazı gelişmelerin habercisi gibidir. Ayrıca Irak’ı da Dünya gündemin ikinci sırasına atmış gibidir.

Ortadoğu’yu yeniden şekillendirme sevdası Amerika’nın ve İsrail’in başına iş açabilir. Eğer hesapları tutmazsa; ki öyle görünüyor, bölge kan gölüne dönebilir. Türkiye’nin olur demediği oluşumların, uzun vadede başarı şansı yoktur. Avrupa Birliği de Amerikanın yanında görünmüyor.

Amerika ve İsrail’in bölgedeki yeni piyonu, Kuzey Irakta kurulacak Kürt devletidir. Senaryolarına kurulacak bu Kürt Devletini katmış gözükmektedirler. Bu Kürt devletinin İsrail Ve ABD nin politikalarına cevap verip veremeyeceğini ileri zamanlarda göreceğiz. Arap ülkelerinin, bölge şekillenirken ağırlıklarının olmadığı ortadadır. Filistin direnişinin gücüde ortadadır. Bu ülkelerde başa geçen liderler; başta Arafat olmak üzere, halkına hiçbir şey verememektedir. Bu ülkedeler de  yaşayanlar da, Krallarına karşı sadık birer teba halindedirler. Bölgedeki büyün topluluklar; İnsan haklarından uzak yaşamakta, totaliter rejim adete Müslümanların kaderi olmuş durumdadır.

Şimdi ABD onları kurtarmaya gelmektedir. Onları Ortaçağ köleliğinden kurtararak Modern Çağ kölesi  yapacaktır. Modern çağ köleliği mi daha iyi yoksa Orta çağ köleliği mi; ömrü yetenler görecektir. Petrol gelirleri ile zevk ve sefa içinde yüzen, İslam’dan uzaklaşan Araplar, belki bu belalara layıklar.

Bu belalar, belki de onlar için uyanışın başlangıcı olurken, ABD için sonun başlangıcı olacaktır. Elbette herkesin bir hesabı vardır, ama Allah’ın da bir hesabı vardır. Herkesin hesabı bozulabilir. Ama Allah’ın ki asla.

Türkiye, bölgedeki emperyalist ve ırkçı emelleri bozabilecek tek güçtür. Ancak iç problemlerini aşamayan Türkiye, bunlarla uğraşırken çok zaman kaybetmektedir. Batı standartlarına henüz ulaşamamış da olsa Türkiye tek demokratik Müslüman bir ülkedir. Bölgede kavşak bir noktadadır. Gücü ve devlet yapısı ile Avrupa Birliğinin vazgeçemeyeceği bir ülkedir. Araplar da, ABD de Türkiye’yi dışarıda tutan hiçbir senaryoyu uygulamaya koyamazlar.

Türkiye’de devlet yönetimine katılan güç odakları artık kavga kültürünü terk edip uzlaşma kültürünü öğrenmek zorundalar. Kendileri gibi düşünmeyenleri hain, düşman nitelendirmelerinden vazgeçmelidirler. Bu ülke hepimizin sokaktaki herkes; en az, Ankara’da ikamet edenler kadar bu ülkeyi seviyor, onlar kadar milliyetçidir, onlar kadar Müslüman’dır, onlar kadar demokrattır. Onlar kadar, laiklikten ve Hukuk Devletinden yanadır. Hoşumuza gitmezse de meseleleri uygarca tartışarak uzlaşarak çözmeye çalışmalıyız. Kimse kendi düşüncelerine bu milletin kutsal değerlerini kalkan yapmasın.

Yerel seçimlerin, ülkemize ve insanlığa hayırlar getirmesi ve yüzünüzün sürekli güldüğü, üzüntülerin uzak olduğu bir hafta dileklerimle.

26 Mart 2004